Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
9 tane "ölüm" etiketli yazı bulundu "ölüm" tagli diger ogeler resimler, videolar

Ölen Bi İnsan En Son Ne Hisseder?

Korkuluk Artık Para Kazandırıyor Tıkla ÜYE OL Altık Gelsin Paralar olu1 Ölen bir insan en son ne hisseder? İşte çok ilginç bir araştırma sonucu!!!
Dünyanın en önde gelen bilim dergilerinden New Scientist, İskoçya'daki Caledonian Üniversitesi'nden psikolog Cynthia McVey'in, ölümün eşiğinden dönenlerle görüşerek ve bilimsel incelemeleri bir araya getirerek yaptığı araştırmayı yayımladı.

Dünyanın en önde gelen bilim dergilerinden New Scientist, İskoçya'daki Caledonian Üniversitesi'nden psikolog Cynthia McVey'in, ölümün eşiğinden dönenlerle görüşerek ve bilimsel incelemeleri bir araya getirerek yaptığı araştırmayı yayımladı. Araştırmaya göre kafa kopmasından boğulmaya, yanmaya ya da yüksekten düşmeye kadar birçok ölüm şeklinde asıl darbeyi indiren, beyne oksijen gitmemesi...

İşte o araştırma:

* BOĞULMA
KİŞİ ilk anda büyük panik yaşıyor. Nefesini tutuyor. Ardından su ciğerlerine doldukça bir yanma ve yırtılma hissi duymaya başlıyor. Son olarak hissettiği şey ise sakinlik ve dinginlik oluyor. Oksijen alamadığı için bilinci kapanıyor, ardından ölüyor.

* YANMA
YANIKLAR, çok şiddetli acıya yol açıyor. Sinir uçlarının yanması ise bu acı hissini bir süre sonra ortadan kaldırıyor. Ardından kişi biraz his kaybına uğruyor. Yanarak ölen kişilerdeki asıl ölüm nedeni çoğunlukla zehirli gazların solunması ve nefessizlik oluyor.

* KAFANIN KOPMASI
UZMANLARA göre beyin, kafa koptuktan sonra saniyelerce fonksiyonlarını sürdürüyor. Fransa'daki raporlara göre 18'inci yüzyılda giyotinli idamlarda kopan kafada 30 saniye kadar yüz mimikleri görülüyordu.

* YÜKSEKTEN DÜŞME
ABD'DEKİ Golden Gate Köprüsü'nden atlayan 100 kurban, akciğerin iflas etmesi, kalbin patlaması ve kırık kaburgaların iç organlara zarar vermesi sonucu öldü.

* ELEKTRİĞE KAPILMA
EVDE bir şekilde elektrik akımına kapılma kalbi durdurabiliyor. 10 saniye sonra da bilinç kapanıyor. Ancak elektrikli sandalyede idam edilen mahkûmların ölüm nedeni beynin aşırı ısınması ya da boğulma oluyor.

id * KAN KAYBI
1.5 litre kan kaybeden kişi kendini halsiz, susamış ve korkmuş hissediyor. İki litre kan kaybedildiğinde baş dönmesi ve bilinç kaybı başlıyor.

* DEKOMPRESYON (BASINÇ KAYBI)
ANİ basınç kayıplarından kurtulanlar göğsüne vurulmuş gibi ani bir acı yaşadıklarını anlatıyor. 15 saniyeden az süre içinde de bilinç kaybı yaşanıyor.

* KALP KRİZİ
EN çok rastlanan olay, kaslar oksijen alamayıp çırpınmaya başladığında hissedilen göğüs ağrısıdır. Kalbin normal ritminin bozulması, kalp atışlarını durdurur. Bilinç kapanır, ölüm gerçekleşir.

* ASILMA
YAĞLI urganla asılarak boğulma 10 saniye içinde bilinç kaybına yol açıyor. Fırlatma tarzı asılmalarda amaç, boynun kırılmasını sağlamak. Ancak bu yöntemle asılan mahkûmlarda ölümlerin yine boğulmadan kaynaklandığı belirlendi.

* ZEHİRLİ İĞNE
ABD'DE idamlarda kullanılan yöntem doğrudan kalbi durduruyor. Araştırmalar, mahkûmların yanma ve büyük acı hissettiğini gösteriyor

Göbeği açık diye öldürdü!

Korkuluk Artık Para Kazandırıyor Tıkla ÜYE OL Altık Gelsin Paralar

Eşini 13 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Cinayet sebebini de böyle anlattı.

Antalya'da geçen elül ayında bir mağaza önünde, 13 yıllık eşi Özge Dişyapar'ı 13 yerinden bıçaklayarak öldüren 33 yaşındaki Mikail Dişyapar, "Onu news1198966673 yolda tesadüfen gördüm. Göbeği açıktaydı. Kaç kez vurdum hatırlamıyorum ama tasarlayarak öldürmedim" dedi.

Onlarca kişinin şahit olduğu olay, geçen Eylül ayında TRT Caddesi üzerinde meydana geldi. Mikail Dişyapar, bir barda çalışan 13 yıllık eşi Özge Dişyapar'ı kovalamaya başlamış, bir çocuk annesi kadın, cadde üzerinde bir bebek giyim mağazasına sığınıp, "Ne olur beni kurtarın" diye bağırarak yardım istemişti. Bu arada eşine yetişen öfkeli adam, kadını saçından sürükleyip mağaza önüne çıkarmış ve belinden çıkardığı bıçakla 13 yerinden bıçaklayarak kaçmıştı. Taksiye binen ve Bahçelievler Polis Karakolu'na gitmek isteyen zanlı, yolda aracı durduran polisler tarafından gözaltına alınmış, Özge Dişyapar ise hastaneye kaldırılmak istenirken yolda hayatını kaybetmişti.

Mikail Dişyapar, dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Antalya 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde `tasarlayarak adam öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan Mikail Dişyapar, duruşma boyunca gözyaşlarını tutamadı. Özge Dişyapar ile 13 yıldır evli ve bir de kız çocukları olduğunu kaydeden Dişyapar, ifadesinde şunları söyledi:

"Kendisiyle bazı geçimsizliklerimiz oldu. Antalya'dan Mersin'e, Mersin'den Antalya'ya gidip geldik. Bazı işyerlerinde çalıştık. Karım beni terk edip giderken askerden önce biriktirdiğim 8 bin YTL ve ziynet eşyalarıyla birlikte gitti. Sonra tekrar bir araya geldik ama yine kaçtı. Bu kez ev almak için biriktirdiğim 65 bin YTL ile birlikte. Mersin'de karımdan boşanmak için dava açtım, davamız henüz sonuçlanmadı. Alanya'da garson olarak çalışıyorum, bazen de Antalya'ya geliyorum. Bir arkadaşım karımı gördüğünü ve barda çalıştığını söyledi. Ben inanmadım, ama doğruymuş. Çünkü bardaki patronları beni arayıp tehdit etti. Olay günü ise Antalya'ya gelmiştim. TRT Caddesi üzerinde yürürken karım ve yanında bir adam gördüm. Karımın göbeği dışardaydı. Açık giyinmişti. Yanındaki adam bana `Sen bunun pezevengi misin' diye sordu. Ben de kocası olduğumu söyledim. Sonra adam elini beline attı, karım ise elini çantasına attı. Ben de bana birşey yapmalarından korktum. Göbeği de açıktaydı, gözüm dönmüştü. Yanımdaki bıçağı çıkartıp sapladım. Kaç kez vurduğumu bilmiyorum. Polis ve savcılıkta verdiğim ifadeleri kabul etmiyorum. Ben onu kasten ve tasarlayarak öldürmedim."

Duruşma delillerin toplanması ve tanıkların dinlenmesi için ertelendi.

yok böyle bi kaza hemde karısı ve çocuğu önünde kesinlikle +18

Korkuluk Artık Para Kazandırıyor Tıkla ÜYE OL Altık Gelsin Paralar

Azrail Meşgul!!!

Korkuluk Artık Para Kazandırıyor Tıkla ÜYE OL Altık Gelsin Paralar

sadam hüseyin oğılları ÖNCESİ ve SONLARI !!!

Korkuluk Artık Para Kazandırıyor Tıkla ÜYE OL Altık Gelsin Paralar  arada dağlar kadar fark ama bunları bilmeleri gerekirdi ki zulme razı olanın hali perişaniyettir ve rezilliktir.ÖNCELERİ ve SONRALARIresimleri büyütmek için üstüne tıklayın01-three-in-a-row 17-slab312-odai-before-after 05-three-again 20-slab6 16-slab2

Sözde Ölüm Tarihinizi Hesaplayın !!!

Korkuluk Artık Para Kazandırıyor Tıkla ÜYE OL Altık Gelsin Paralar

 Öleceginiz zamanı veren ve geri sayımı gösteren...
SAÇMA Bir o Kadar İLGİNÇ bir Program...
İnsan kötü oluyor...
GERİ SAYIM BAŞLADI


Afraid

öleceğine kaç saniye kaldı merak ediyorsan tıkla
TIKLA HADİ KORKMA

Canlı yayında ölüm +18

Korkuluk Artık Para Kazandırıyor Tıkla ÜYE OL Altık Gelsin Paralar

ÇOCUKLAR İÇİN SAKINCALI

ÖLENİN YAŞI GELMİŞ AMA YİNE DE YAZIK OLMUŞ

İZLEMEK İÇİN

TIKLAYIN

18KorkunÇ bişey!Etkilenecekler izlemesin

Korkuluk Artık Para Kazandırıyor Tıkla ÜYE OL Altık Gelsin Paralar
 AzraiL ßöyLe Can aLıyor..!!  
Arkadaşlarr Bu size son uyarım Çok korkunç bişey...

Ölümüm sırasında AZRAİL'le konuştuklarım HERKES OKUSUN

Korkuluk Artık Para Kazandırıyor Tıkla ÜYE OL Altık Gelsin Paralar

othika Sabah kalktım. Güzelce kahvaltımı da yaptım ve işe gittim.
Klasik bir gün... Diğerleri gibi, sıradan bir başlangıç...
Nöbetçi arkadaştan öğrendiğime göre, gece problem çıkmamış cihazlarda. Bu iyi haber işte! Zaten dünden devam eden 2 tane sistem arızası vardı.
Cihaz odasındaki klimalar da problemli. Hem de ta kurulduğu günden beri!
Bugünde firmanın birinden eleman gelecek, onlarla ilgilenmem lazım. İş çok bugün! Akşamı nasıl ederim bilmem. Bu hafta çok yoğun geçecek. Sezonda başladı malum. Beklentilerimiz epey yüksek.
Neyse, odama gittim ve kapıyı kapadım. Bilgisayarımı da açtım ve maillerimi kontrol ediyordum ki, kapı çaldı. “Girin” bile diyemeden kapı açıldı ve içeriye bir “şey” girdi, kapıyı da kapadı hemen!
Aman Allah’ım! O da ne!? Tanımlayamadım bir türlü. Kadın desen değil, erkek desen değil, turist belki! Bir çirkinlik abidesi! Kesin 10 gün rüyalarımın baş rol oyuncusu olur.
Ona “Kimsiniz?” diye sormama bile fırsat kalmadan:
- Hadi kalk gidiyoruz! dedi...

Aaa! Hem de Türkçe konuştu! Şaşırdım ama bozuntuya vermedim.
- Sizi ilk kez görüyorum. Kimsiniz?
- Ruhunu bedeninden söküp almak için görevlendirilen meleğim ben! Nam-ı diğer Azrail! Cehennem habercisi!
- Dalganın sırası değil şimdi. Lütfen odamı terk edin. Yoksa güvenliği çağırırım!
- Çağırsan ne olur? Beni sadece sen görüyorsun!
- Dalga geçme. İşim gücüm var benim. Seninle uğraşamam...
Bir yandan Azrail değildir diyorum ama böyle bir kişinin bana haber verilmeden buraya kadar gelmesi imkansız ki! Eyvaaah! Ya gerçekse! Bittim ben, bittim!
Savsakladığım namazlarım, ahirette buruşturulup yüzüme çarpılacak olan oruçlarım geldi aklıma...
Ufacık dünya menfaatleri için teptiğim Allah’ın emirleri geçti gözümün önünden hızla...
Eti için kesilen bülbül, tahtası için yakılan saz gibi...
Gayri ihtiyari:
- Mesai saatleri içinde olmaz! deyiverdim. Sanki benden bitecek bir işi varmış gibi...
-Neden? dedi.
-Şu an hazır değilim!
-Neye hazır değilsin?
-Kabirde ve öbür alemde başıma geleceklere!
-Ama senin son kullanma tarihin bugün son. 08:57. Sen ayvayı yedi... Hem sana yeterince vakit verilmedi mi?
-İnan ki, bu yaşta öleceğim hiç aklıma gelmemişti.
-Neden?
-Gencim daha, ciddi bir sağlık problemim de yok. Turp gibiyim evelallah!
-Senin yolun mezarlığa hiç düşmüyor herhalde! Ya da hastanelerin acil servislerine, morglara! Oradakilerin hepsinin teni buruşuk mu?
-Değil de yani!... Bana 1-2 ay kadar daha süre tanısan?
-Bu kadar kısa bir sürede ne yapabilirsin ki, onlarca yılını heba etmiş biri olarak?
-İbadet borçlarımı öderdim... Kaza üstüne kaza ederdim namazlarımı deliler gibi... Kalplerini kırdıklarımdan, üzerimde hakkı olanlardan helallik dilerdim. Dünyanın öbür ucunda olsalar, taşların altına saklansalar gene de bulur, her şeyimi verir, haklarını helal ettirirdim. Üzerimde kul hakkı kalmasın diye... Daha vasiyetimi bile yazmadım hem!
-Yeterince vaktin vardı! Yapsaydın! Neden düşünmedin? Engel mi oldular sana?
-Hiç ölmeyeceğimi sanmıştım. Hep başkaları ölüyordu, başkalarının selaları okunuyordu minarelerden. Ben muaftım sanki ölümden. Meğer bu iş parayla değil, sıraylaymış.
-Bir sene önceden haberin olsaydı geleceğimden, neler yapardın?
-Kalan zamanımı çok iyi değerlendirirdim!
-Hadi be sen de! Kimi kandırıyorsun! İlk 2 gün iyi giderdin. Namaz-niyaz full, sonra dönerdin gene eski haline. Bulurdun bir de bahane kendine. Her şey yine eski hamam eski tas olurdu. Bir rüyaydı o derdin sana verdiğim habere, kendini avutmak için...
Haklıydı! Kaç kere hastalık geçirmiş, kaza atlatmıştım... Bunların hepsi birer haberdi aslında ama üzerimdeki etkisi çoğu zaman 2 gün bile sürmemişti...
Ama şimdi kafamı taşlara vurmaya bile vaktim yoktu artık!...
Bu arada telefonum çaldı. Başmüdür arıyordu. Önemli bir arıza varmış, trafiği durduran. Acil gitmemi istedi. Her şey önemini kaybetmişti ki benim için: para, pul, mevki, kadın, nefs... Her şey sıfırla çarpılmıştı. Can derdindeydim ben. Bir de baş da olsa arka da olsa müdürle veya başka bir şeyle falan uğraşacak durumda değildim. “Bırak bu fani işleri” deyip kapadım telefon suratına müdürün...
Baktım sırıtıyordu Azrail. Demek alışkındı benim gibi jetonu iş işten geçtikten sonra düşenlerin panik hallerine. Ben de güldüm gayri ihtiyari... Neye güldüysem! Ağlamayı bile beğenmemem lazımken!... En iyi savunma saldırıdır taktiğine geçtim hemen!
-Hem sen, Azrail de olsan, can almakla da görevli olsan nihayetinde bir melek değil misin? Ne bu surat? Korku filmindeki yaratıklar gibi! Allah seni nurdan yaratmamış mıydı?
-Nurdan yaratılmasına nurdan yaratıldım. Bu arada laf aramızda, güzelliğim dillere destandır.
-Hiç de öyle görünmüyorsun ama! Notr Damın Kamburu bile sana on beş çeker.
-Orası öyle! Ben de surat çok! Ama sor bakalım senin yanına neden bu suratımla geldim? Utanma sor, sor!
-Neden bu suratla geldin yanıma?
-İnsanın ameli güzelse ona güzel görünürüm ben. Hayatını Allah’ın rızasına göre dizayn etmeyenlere de çirkin görünürüm. Şimdi sana göründüğüm gibi! Ben senin aynanım şu anda. Kalp gözü açık olanlar, yüzüne baksalardı seni böyle görürlerdi!
-Desene EYVAH!
-Eyvah ki ne eyvah!
-Birazdan kabirde başına neler gelecek biliyor musun? Karşılama mahiyetinde? Ön sıcaklardan!
-Pek hayra alamet değil şu anki verilerim.
-Okusaydın Allah’ın kitabından, Resulünün sünnetinden!... İşin ciddiyetini kavrasaydın, uykuyu haram ederdin gözlerine!... Neden okumadın?... Bir arkadaşından yıllar önce gelip de hiç okumadığın bir mektubun var mı? Ya da açmadığın bir mail? Madem Allah’ın kitabının kapağını açmadın, bük boynunu ve sus!
- Dünya meşgalesi...Geçim derdi... Para, mevki, nefs, kadın... Çepeçevre kuşattılar beni, kıramadım sarmalı!
-Halbuki dünyada kalma süren ne kadar azdı oran olarak! Bunu da biliyordun üstelik! Birazdan gideceğin hayat ise ebedi! Nasıl olur da senin gibi akıllı geçinen bir adam okyanusu unutur da bardakta boğulur? (Haşa) Allah’ın yerine kendini koy! Senin gibi bir kula müstehak değil mi azap! Bunca akıl vermiş ilim vermiş, dininden seni haberdar etmiş...
-Haklısın! Ama dünya gözle görülüyor ama öbür dünya gayb, göz önünde değil!
-Merak etme, biraz sonra ölünce, gaybın önündeki perdeler kalkacak!... Kuran’da ve hadislerde anlatılıyor bunlar. Sen de okudun hem! Üstelik başkalarını uyaran yazılar da yazdın. Muhtelif yerlerde anlattın bile! Neden o zaman bu gafletteki ısrarın?
-Başkalarına nasihat verirken kendimi unutmuşum...
-Allah da din günü seni unutur o zaman! Bir yandan ele öğüt verirken diğer yandan da kırmadık söğüt bırakmadın ortalıkta!
-Maalesef, biliyorum, kendim düştüm ve ağlamaya hakkım yok.
-Kendin ettin kendin buldun! Hadi artık gidiyoruz, fazla oyalama beni. Senden sonra iki gafil daha var sırada!
-Bırak çekiştirmeyi ya! Nereye gidiyoruz?
-Allah’ın sana hazırladığı azabı tatmaya.
-Doğru adrese geldiğinden emin misin? Benim adımda çok insan var da, hani o bakımdan!
-Adın gibi eminim. Zaten nokta tarifler var elimde. Iskalamam mümkün değil!
-Son bir şey soracağım: Allah’ın rızasına uygun olsaydı yaşamım, nasıl olacaktı ölümüm? Nasıl bir diyalog geçecekti aramızda?
- Ben senin canını almaya gelince yüzümdeki güzelliği görünce hayrete düşecek ve: “Aman Allah’ım! Bu ne güzellik! Rüyada mıyım ben!” diyecektin. Çünkü o zaman cennet müjdecisi olacaktım sana, şimdiki gibi cehennem habercisi değil! Seni Rabbine götürmeye geldiğimi söyleyecektim. Sen korkuyla karışık: “Rabbim benden razı değilse?” diyecektin. Ben de yüzümdeki güzelliği hatırlatıp korkmana gerek olmadığını söyleyecektim. İçini bir huzur kaplayacaktı.
-Keşke hayatımı yeniden yaşayabilme imkanım olsaydı...
-Geçmiş olsun!... Neyse! Ailen ve sevdiklerin aklına gelecekti bir bir... Ama onların da zamanı gelince dünyadaki rollerinin son bulup yanına geleceklerini hatırlayınca rahatlayacaktın... Tereyağından kıl çeker gibi ayrılacaktı ruhun bedeninden... Bulutların üstünde gibi, yumuşacık.... Haberin bile olmayacaktı. Gül bahçesine girer gibi... Tüm hücrelerinde hissedecektin mutluluğu...
-Ama şimdi
-Çığlık atmayı bile beğenmeyeceksin çekeceğin acıdan!... Saat de tam 08:57 oldu. Bak konuşmaktan kelime-i şehadet bile getirmeyi unuttun...
...
Gözümün önündeki perdeler açılmaya başladı...
Gayb meğer ne yakınmış...
Keşke iş işten geçmiş olmasaydı...
Neler yapmazdım ki!
Artık hiçbir değeri yok “keşke”lerimin...
ÇARP SIFIRLA!

bunu müslüman bir kardeşim yazmıştır ben sadece yapıştırdım.

Ne Demek İstediğimi Yazılar Anlatıyor